
Mesenya
Yunan mitolojisinde Mesenya, Khione’nin aşkı, Poseidon’un gözyaşları ve perilerin lanetiyle şekillenmiş gizemli bir vadidir.
Mesenya: Tanrıların Yitirdiği, Lanetli Aşkların Toprağı
Mesenya, Olimpos’un gölgesinde kalan bir ovaydı; Taygetos Dağları ile İyonya kıyıları arasında sıkışmış, tanrıların dokunduğu ama unutulmuş bir coğrafya. Burası, kahramanların değil, tanrıların ve perilerin kalp kırıklıklarıyla yankılanan vadisiydi. Ne şanlı savaşlara sahne oldu ne büyük krallıklara; ama burada tanrıların lanetleri, ölümlülerin kaderini kemiren yılanlar gibi toprağa gömüldü.
Kar Tanrıçası Khione’nin Yaslı Kaçışı
Mesenya’nın so ğuk rüzgârlarında hâlâ Khione’nin ağlayan nefesi duyulur. Karların tanrıçası olan Khione, babası Boreas’ın öfkeli nefesiyle buralara sürülmüştü. Efsaneye göre, bir zamanlar Mesenya’da bir çobana gönlünü kaptırmış, ama bu aşk tanrılar için fazlasıyla faniydi. Khione’nin aşkı, baharın gelişini engellediği için Demeter'in gazabını çekti.
Demeter, toprakları kuruttu; Mesenya, karla örtülmüş ama meyve vermez hâle geldi. Khione, toprağın laneti olduğunu anlayınca bu toprakları terk etti. Giderken arkasında sonsuz bir yalnızlık ve her yıl yeniden gelen sessiz kışlar bıraktı.
Poseidon’un Gözyaşları ve Antianeira
Mesenya kıyıları, bir zamanlar Poseidon’un sıkça uğradığı yerlerdi. Efsaneye göre, tanrı denizden yükselip bir Mesenya prensesine âşık oldu: Antianeira. Bu büyüleyici kadın, tanrının fırtınaları dindirmesini, denizleri sakinleştirmesini sağladı. Ancak Olimpos, fanilerle olan bu bağa razı değildi.
Hera’nın kıskanç bakışları Antianeira’nın üzerine düştü. Genç kadın, bir gece Tanrıça tarafından kabusa boğulmuş bir rüyada uyandı ve sonsuza dek deliliğe sürüklendi. Poseidon, aşkının ardından ağladı ve bu gözyaşları, Mesenya kıyısında bir pınara dönüştü. Bugün bile halk bu suya "Tanrı'nın Gözyaşları" der.
Periler ve Sessiz Tapınaklar
Taygetos’un eteklerinde, naiad ve oread perileri bir zamanlar Mesenya ormanlarında dans ederdi. Geceleri ay ışığında çıplak ayakla kayan bu varlıklar, Artemis'e dualar fısıldar, avcıları korurdu. Fakat bir gün, ormanın kalbine bir adam girdi; perilerden biriyle göz göze geldi. Bu, kutsal bir yasağın çiğnenmesiydi.
Orman suskunlaştı. Periler kayboldu. Artemis, ormanın tapınağını mühürledi. Mesenya halkı o günden beri dağların derinliklerine girmeye cesaret edemez.
Mesenya’nın Mitolojik Mührü
Mesenya, Truva kadar savaşla, Atina kadar bilgelikle anılmaz. Ama burası, tanrıların sessizce çekildiği, yaslarını gömdüğü, lanetlerini toprağa karıştırdığı gizli bir vadi gibidir. Her dağında bir tanrının pişmanlığı, her rüzgârında bir perinin sesi vardır.
Mesenya, unutan tanrıların unutulmayan toprağıdır.