
Thersites
Thersites, Yunan mitolojisinde Truva Savaşı’nda liderlere karşı sözleriyle öne çıkan askeridir.
Kategori
Fani
Cinsiyet
Erkek
Baba
Agrios
Thersites – Yunan Mitolojisinde Savaşa Karşı Konuşan Asker
Yunan mitolojisinde Thersites, Truva Savaşı’nda tanrısal kahramanlar arasında sesi duyulmayan ama sözü yankılanan tek ölümlüdür. Kambur bedeniyle alay edilen, ama keskin diliyle savaşın anlamsızlığını dile getiren bir askerdir. Homeros’un İlyadasında, Thersites güzelliğin, soyluluğun ve tanrısal soyun dışında kalan insanın sesidir. Agamemnon’a karşı çıkışıyla cesaretin farklı bir biçimini temsil eder: kılıçla değil, sözle meydan okumak. Onun hikâyesi, güç karşısında konuşmanın bedelini hatırlatır.
Yunan Mitolojisinde Thersites
Thersites, ne Akhilleus gibi bir yarı-tanrıydı, ne Odysseus gibi kurnaz. Savaş alanında yerini alırdı ama adı anılmazdı. İlyada’da onun hakkında ilk söylenen şey şuydu: kamburdu, kel kafalıydı, çarpık bacaklıydı ve dili durmazdı. Ama gözleri keskin, kulakları açık, dili cesurdu.
Thersites’in Agamemnon’a Karşı Cesur Başkaldırısı
Bir gün Yunan ordusu bıkkın düşmüş, Truva’nın önünde yıllarca sürmüş olan savaşın yorgunluğunu taşıyordu. Agamemnon, ordusuna moral vermeye çalışırken, Thersites ayağa kalktı. Şöyle dedi:
“Neden savaşıyoruz? Agamemnon’un gururu için mi? Altınlar, kadınlar onun; ölen biziz. Hepimiz eşit değil miyiz?”
Bu sözler, o an meydanda yankılandı. Ama yüksek sesle düşünülen her hakikat gibi, karşılığı sert oldu. Odysseus yaklaştı, Thersites’i azarladı, bastonuyla vurdu. Ordu sustu. Thersites çöktü. Ama sözleri unutulmadı.
Thersites’in Sözle Gelen Kahramanlığı ve İnsanlığın Sesi
Thersites bir kahraman değildi, ama hakikatin içten geldiğini biliyordu. Onun başkaldırısı, kahramanlıkla değil yalnızlıkla sonuçlandı. Kimi anlatımlarda Truva Savaşı’ndan sağ çıktı; kimi kaynaklara göre Akhilleus’un kadınla ilgili bir alayına sinirlenip onu öldürdüğü bile anlatılır. Ama gerçekte, onun en büyük eylemi bir kez doğruları dile getirmiş olmasıydı.