top of page
Yunan mitolojisinde Skyros kralı, Theseus’un ölümünde ve Akhilleus’un saklanışında rol alan Likomedes.

Likomedes

Likomedes, Yunan mitolojisinde Skyros adasının kralı, Akhilleus’u savaş öncesi kadın kılığıyla saklayan figürdür.

Kategori

Fani

Cinsiyet

Erkek

Likomedes – Yunan Mitolojisinde Akhilleus’u Saklayan Skyros Kralı

Yunan mitolojisinde Likomedes, Skyros adasının bilge ama sessiz hükümdarıdır. Onun adı, Akhilleus’un kaderle arasına giren tek insan olarak anılır. Deniz tanrıçası Thetis, oğlunu Truva Savaşı’ndan korumak için Likomedes’in sarayına gönderir ve burada Akhilleus kız kılığına girerek “Pyrrha” adıyla gizlenir. Fakat kaderden kaçılmaz; Odysseus’un zekâsı, bu sırrı açığa çıkarır. Likomedes’in hikâyesi, kahramanların değil, onları bir süreliğine kaderden saklayanların sessiz destanıdır.

Yunan Mitolojisinde Likomedes’in Sarayında Saklanan Akhilleus

Truva Savaşı’nın fitili ateşlenmeden çok önce, kehanetler diyarı Yunanistan bir oğlanın varlığıyla çalkalanıyordu: Akhilleus. Thetis’in oğlu, ölümsüzlüğün eşiğinde bir yarı tanrı. Fakat onun ölümü Truva topraklarına bağlıydı ve Thetis, oğlunu bu kaderden korumak için onu denizin ötesine, Likomedes’in hüküm sürdüğü Skyros’a gönderdi.

Kral Likomedes, tanrıçanın bu isteğini sorgulamadı. Belki saygıdan, belki korkudan, belki de yalnız kalmış adasına tanrısal bir lütuf düştüğünü düşündüğünden. Akhilleus, burada Diomede ya da Pyrrha adıyla, kız kılığında, kralın kızları arasında büyütüldü. Erkekliği bastırılmış, kaderi örtülmüştü. Fakat tanrılar susmazdı. Özellikle de kaderden söz açıldığında.


Odysseus’un Skyros’a Gelişi ve Akhilleus’un Kimliğinin Ortaya Çıkışı

Kehanet, Truva'nın yıkımında Akhilleus’un elinin olacağını fısıldıyordu. Bu nedenle Odysseus, kurnazca bir planla Skyros’a geldi. Kral Likomedes’e hediyeler sundu, misafirliğin kutsallığını dile getirdi. Fakat esas amacı belliydi: Akhilleus’u bulmak ve savaşa götürmek.

Odysseus, kızlara mücevherler ve kumaşlar sunarken, içlerine bir mızrak ve kalkan da yerleştirmişti. “Pyrrha”nın gözleri bu savaş aletlerine takıldığında, içindeki kahraman uyandı. Tepki verdi, silahı kavradı ve böylece sır perdesi kalktı. Kral Likomedes, gözlerinin önünde bir efsanenin uyanışına tanıklık etti.


Akhilleus’un Deidameia ile Birliği ve Neoptolemos’un Doğumu

Akhilleus, Likomedes’in kızı Deidameia’ya âşık olmuş, onunla birlikte olmuştu. Gittikten sonra geride sadece bir kadın değil, bir çocuk da bıraktı: Neoptolemos. Likomedes, torununun varlığını uzun süre gizledi. Belki oğlunun gideceği yolda dökülecek kanları bildiğinden, belki de Truva’nın uğursuz kaderine bulaşmak istemediğinden.

Fakat zamanın rüzgârı en saklı odaları bile bulur. Neoptolemos, büyüyüp babasının izinden gitmek istediğinde, Likomedes onun önünde durmadı. Yine sessiz kaldı. Bir kral olarak değil, kaderin aciz bir bekçisi olarak.


Likomedes’in Sessiz Kaderi ve Mitlerdeki Gölgesi

Likomedes’in adı, ne zafer şarkılarında geçti ne de kahramanlık destanlarında. O, büyük olayların gölgesinde kalmış bir hükümdardı. Yaptığı küçük bir iyilik, belki de dünyanın kaderini değiştirmişti: Akhilleus’un hayatta kalmasına bir süreliğine imkân tanımıştı. Ancak sonuçta bu erteleyiş bile kaderin gidişini değiştirememişti.

Kendi adasında sessizce yaşadı ve sessizce öldü. Adı, sadece birkaç efsanede, birkaç bilgenin hafızasında kaldı.

bottom of page