
Ankises
Ankises, Yunan mitolojisinde Afrodit ile olan aşkından Aeneas’ı dünyaya getiren Truva prensidir.
Kategori
Fani
Cinsiyet
Erkek
Baba
Kapys
Anne
Themiste
Çocuk
Aeneas
Ankises – Yunan Mitolojisinde Afrodit'in Sevgilisi, Aeneas'ın Babası
İda Dağı’nın yamaçlarında koyun güden genç bir adamdı Ankises. Güzel, zarif, kaslı; tanrıların bile imrenerek bakacağı bir bedene sahipti. Bu yüzden tanrıçaların gözünden kaçmadı. Özellikle de Afrodit’in.
Zeus, Afrodit’in diğer tanrıları sürekli ölümlülerle aşk yaşamaya zorlamasından usanmıştı. Bu kibirin cezasını çekmesi gerektiğine karar verdi. Afrodit’i ölümlü birine âşık etti: Ankises.
Tanrıça, bir ölümlü gibi görünerek Ankises’in karşısına çıktı. Onunla konuştu, ona dokundu ve onu baştan çıkardı. Aşklarının meyvesi kısa sürede ortaya çıktı: Aeneas. Ankises, onun tanrıların çocuğu olduğunu öğrenince başta büyük bir sevinç duydu. Fakat Afrodit ona, kimseye bu sırrı söylememesi gerektiğini tembih etti. Çünkü tanrıların sırları fanilere ağır gelirdi.
Tanrıların Gazabıyla Ezilmek
Ankises, gururuna yenik düştü. Sarhoşken, Afrodit’le yaşadıklarını ve çocuğunun tanrı soyundan geldiğini çevresindekilere anlattı. Ve tanrılar bu ihanetin cezasını hemen kesti.
Zeus, onu yıldırımıyla çarptı. Bazı anlatımlarda Ankises bu olaydan kör olarak kurtulur, bazı rivayetlerdeyse belden aşağısı felç olur. Ama ne olursa olsun, eski gücünü kaybeder. Artık bir zamanların yakışıklı çobanı değil, Afrodit’in aşkına erişmiş ama ölümlülüğün yükünü sonuna kadar omuzlamış bir adamdır.
Truva'nın Gölgesinde, Roma'nın Kıyısında
Yıllar sonra, Ankises yaşlanmıştır. Oğlu Aeneas bir kahramana dönüşür. Truva Savaşı'nda şehir yıkıldığında, Aeneas babasını sırtına alıp alevler içinden çıkarır. Bu görüntü, hem bağlılığın hem de soyun kutsallığının simgesi olur.
Aeneas, babasını önce Trakya'ya, sonra Sicilya'ya ve en sonunda İtalya'ya kadar taşır. Ankises, yolculuk sırasında ölür ve Cumae yakınlarına gömülür. Ama oğlu onu asla unutmaz. Hatta öyle ki, öteki dünyaya, Elysion ovalarına indiğinde bile babasının ruhunu ziyaret eder. Burada Ankises ona Roma'nın geleceğini anlatır: Yükselen bir imparatorluk, torunlarının zaferi ve tanrılarla süslenmiş bir soy...
Ankhises’in hikâyesi, sıradan bir ölümlünün tanrılarla kurduğu en tehlikeli bağı, yani aşkı anlatır. O, bir tanrıçaya dokunmuş ama tanrıların öfkesine hedef olmuş bir adamdır. Ne tahtı ne de silahı olmuştur; ama taşıdığı soy, sonsuzluğun eşiğine kadar uzanmıştır. Onun adı, bir çobanın aşkından doğan imparatorlukların tarihine gömülüdür.