Ay tanrıçası Selene

Ay Tanrıçası Selene

Yunan mitolojisi ay tanrıçası Selene (Σελήνη), güneşi temsil eden tanrı Helios ve şafak tanrıçası Eos ile birlikte, Hyperion ve Theia adlı Titanların üç çocuğundan biridir. Selene'nin büyük aşkı, iki varyasyonu bulunan efsaneye göre ya Karya'lı bir çoban ya da Elis prensi olan Endymion'dur. Pausanias'a göre, Selene ile Endymion'un Menai veya Menae (aylar) denen 50 çocuğu olur ki bunlar Olimpiyat oyunları arasındaki 50 aylık (4 yıllık) süreyi temsil ederler. Selene'nin ayrıca Zeus'tan olma en az iki kızı vardır: Pandia (veya Pandeia, "Dolunay") ve Herse (veya Ersa, "Çiy"). Selene'nin sembolleri hilal, öküz (boğa), yukarıya kaldırılmış harmani, horoz, köpek ve meşaledir. Yunan mitolojisinde Hera, Artemis, Bendis, Hekate gibi kimi tanrıçalar da ay tanrıçası sayılmakla birlikte, ilk Antik ozanlar, ay tanrıçası olarak sadece Selene'den bahsetmişlerdir. Selene sadece ay tanrıçası da değildir üstelik; ay ile ilgili sayılabilecek gelgit, gece, çiy, ay çarpması, büyü, doğurma, lohusalık vb. tüm olayları veya durumları da yönetir. Selene inanışı özellikle Mora yarımadasında güçlü olmuştur. Selene'nin Roma mitolojisindeki karşılığı, "ay" anlamına gelen Luna'dır. "Yedi tepeli şehir" Roma'nın iki tepesinde birden bir zamanlar Luna tapınakları bulunuyor, yılın belirli birkaç günü Luna bayramı sayılıyordu.

Ay Tanrısı mı, Ay Tanrıçası mı?

Geceleri gökyüzündeki en büyük, en parlak gök cismi olan ay, ama tanrı ama tanrıça olarak, hemen bütün kültürlerin mitolojilerinde temsil edilmiştir. Çeşitli nedenlerle, ayın daha ziyade bir tanrıça sayılmış olduğunu düşünmeye eğilimliyizdir. Aslında haksız da değilizdir, çünkü ay ile kadınlık arasında, kadınların adet dönemlerinin ayın periyotlarıyla çakışması bakımından bir benzerlik bulunur. Bu benzerlik, dile de yansımıştır. Örneğin, menstrüasyona (adet görme) halk arasında "aybaşı" denir. Kaldı ki Batı dillerinde ay ile menstrüasyon için kullanılan sözcükler (mesela İngilizcedeki "menstruation", "moon" ve "month" kelimeleri gibi) aynı kökene sahiptirler. Söz konusu ortak kök, Ön Hint-Avrupa dil ailesinde "ay" anlamına gelen "me(n)ses"tir. "Me(n)ses", Sanskritçede "masah", Farsçada "mah", Ermenicede "mis", Yunancada "mene", Latincede ise "mensis" (takvim ayı) olmuştur. Latinlerin gök cismi olarak ay için sarf ettikleri "luna" kelimesi ise yine Ön Hint-Avrupa dil ailesindeki başka bir kökten, "leuk"ten (parkaklık,ışık) gelir. Light (İngilizce "ışık"), licht (Almanca "ışık"), lux (Latince "ışık") vb. aşina olduğumuz sözcükler, bu "leuk" kökünden türemiştir. Ay ile menstrüasyon arasındaki biyolojik ya da etimolojik yakınlığa rağmen, ayın mitolojilerde daha ziyade bir tanrıça olarak kişileştirildiğini düşünmeye yatkın olmamızın nedeni, büyük ölçüde Yunan ve Roma mitolojileridir. Çünkü mitolojilerde en az ay tanrıçaları kadar, belki onlardan da fazla sayıda, ay tanrıları vardır. Eski Mısır uygarlığındaki Toth, Mezopotamyadaki Sin, İskandinav mitolojisindeki Mani, ay tanrıları deyince aklımıza geliveren isimlerden bazıları. Belirli bir mitolojide ay hangi cinsiyette tasavvur edilmiş olursa olsun, yine de genelgeçer bir kuralın varlığından bahsedebiliriz ki o da şudur: Ay ile güneş, aynı cinsiyetten olmazlar; akraba olsalar dahi çoğu zaman birbirlerine düşmandırlar.

Phoebe ve Hilaeira

Yunan mitolojisinde ay ile alakalı tanrıçalar (veya sonradan ölümsüzlük bahşedilmiş prensesler) Selene, Bendis, Hekate, Artemis, Hera, Pasiphae ve Leukippid'lerdir; dişi olmayan herhangi bir ay tanrısına rastlanmaz. İlk Antik ozanların eserlerinde ay tanrıçası diye geçen tek tanrıça olduğu için, Selene, bu bakımından diğerlerine kıyasla bir önceliğe sahiptir. Kelime olarak "alev, ışık, parlaklık" anlamlarındaki Yunanca "selas" sözcüğünden türeyen Selene'nin mitolojide geçen iki adı daha vardır; Mene ve Phoebe. Mene "ay" demektir, Phoebe ise ayın parlak halini tarif eder, "saf, parlak" (phoibos) anlamlarına gelir. Yunan mitolojisinde Phoebe adı, parlak gök cisimleri veya madenlerle ilgili pek çok tanrıçanın, özellikle de ay tanrıçalarının alternatif adı olmuştur. Nitekim Apollon'un bir lakabı Phoibos iken Artemis'in lakaplarından biri de Phoebe'dir. Phoebe parlaklığının karşıtı ise, ayın dolunay evresinde olmadığı zamanlardaki, görece sönük halini tarif eden Hilaeira'dır. Phoebe ve Hilaeira, Leukippos'un ikiz kızlarının, yani Leukippidlerin ismi olduğu gibi, Selene'nin de sıfatları veya lakaplarıdır.

Üçbiçimli-triform Hekate

Yunan mitolojisinde ay tanrıçası sayılmış diğer tanrıçalar

Selene inanışı Yunanistan'ın Mora yarımadasında yaygınken, güneşi temsil eden tanrı Helios'un (Selene'nin erkek kardeşi) kızı Pasiphae, Girit adasının, tıpkı Artemis gibi bir avcı tanrıça olan Bendis ise Trakya'nın ay tanrıçasıdır. Artemis'in ay tanrıçalığı ise esasen erkek kardeşi Apollon'un daha sonraki dönemlerde Helios ile özdeşleşmiş olmasından kaynaklanmıştır. Selene, Helios'un kızkardeşi olduğuna göre, Apollon'un kızkardeşi Artemis'in de Selene'nin yerine geçmesi, bu özdeşleşmenin mantıksal bir uzantısıdır. Efes Artemisi'nin (veya Arkadya Artemisi'nin) ay tanrıçalığı ile bir alakası yok tabii; bahsettiğimiz özdeşleşme, Yunanistan ana karası ile sınırlı gibidir. Karya kökenli olduğu düşünülen Hekate ise daha çok ayın gizemli ya da karanlık taraflarıyla alakalı görünür. Örneğin üç yol ağızlarında kurulan tapınaklarında, ayın gökte daracık bir hilal şeklinde belirdiği, neredeyse görünmediği zamanlarda, türlü kötü etkilerden korunmak adına Hekate'ye yiyecek sunusu yapılır. Hekate'nin ay tanrıçası olma vasfının bir dayanağı da annesi Asteria ve/veya anneannesi Phoebe olabilir. Çünkü bu her iki Titan da geceyle, yıldızlarla, astrolojiyle alakalıdır, hatta Phoebe ayla bire bir ilişkilidir.

Hyperion

Selene, Eos ve Helios'un babaları Titan Hyperion için "gökteki ışığın Titanı" denebilir; çünkü güneşin, şafağın ve ayın, yani göksel ışığın babasıdır. Yunanca "hyper" ve "ion" kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiş bir isim olarak, Hyperion, "yukarıda gezen, yürüyen" veya "yukarıdan izleyen" anlamlarına gelir. İlk Titan kuşağından olup Gaia ile Uranos'tan türemiş 6 erkek Titan'dan biridir. Uranos'un, oğlu Kronos tarafından hadım edilmesi hikayesini hatırlayacak olursak, Hyperion orada, diğer üç Titan kardeşiyle (Krios, Koios ve Iapetos) birlikte dünyanın dört bir köşesini tutup gözcülük etmek görevini üstlenmiştir. Kronos dünyanın orta yerinde, elinde orakla bekler; Okeanos ise bu pusu planının bir parçası olmak istememiş tek erkek Titan'dır. Bu miti, Yakın Doğu efsanelerindeki, yerle göğü veya dünyayla evreni birbirinden ayıran "büyük sütunlar" motifiyle yan yana düşünürsek Uranos'un hadım edilişinde rol oynayan 4 Titanın, göğü tutan bu büyük sütunları simgelediğini düşünebiliriz. Eğer öyleyse, Hyperion, doğudaki sütunu temsil ediyor olmalıdır, çünkü güneş ve şafak bize doğu yönünü tarif etmektedir. Benzer mantıkla, Koios, Krios ve Iapetos da sırasıyla kuzey, güney ve batıya hakimdir (Koios ile kutup yıldızı, Krios ile Koç burcu, Iapetosoğlu Atlas ile batıdaki Hesperidler arasındaki ilişkiyi düşünelim). Bu Titanların Zeus tarafından yerin yedi kat dibindeki Tartaros'a tıkılmaları, kozmolojik bir bakış açısından, Titanların "göğü tutma" işlevlerinin "tüm evreni tutma"ya dönüşmüş olduğu yorumu yapılabilir. Nitekim Titanların Tartaros'a tıkılmalarından sonra gökküreyi tutma görevi sembolik olarak Atlas'a verilir. Bu işi yapabilmesi için Atlas'ın Tartaros'a tıkılmaması gerekir ki öyle de olur, Atlas, gökküreyi taşırken Hesperidlerin (akşam perileri) ülkesinde, yani kuzeybatı Afrika'da bir yerlerde dikilir.

Theia

Ay tanrıçası Selene'nin annesi Theia da Gaia ile Uranos'tan türemiş bir Titan'dır. İsmi, Yunanca "görme" anlamındaki "thea" kelimesinden gelir. Aither veya aether denilen, gökyüzünün üst katmanlarındaki, masmavi ve parlak ışığın tanrıçasıdır. Işık ve ışıltıyla olan bu bağlantısı nedeniyle Theia, aynı zamanda altın, gümüş ve değerli taşlar gibi ışıltılı madenlerin bağışlayıcısı olarak düşünülmüştür. Erkek kardeşi ve ışığın Titan-tanrısı olan Hyperion ile birlikteliğinden mitolojiye göre Eos (şafak), Selene (ay) ve Helios (güneş) meydana gelmiştir. Titan kızkardeşleri Phoibe, Mnemosyne, Dione ve Themis gibi, Theia da kehanetle ilgili bir tanrıça sayılmış ve Yunanistan'ın Phthiotis bölgesinde adına bir tapınak inşa edilmiştir.

Bafa Gölü yanındaki Latmos-Beşparmak Dağları eteklerinde Heraklia Antik kenti (Kapıkırı köyü)

Endymion

Ay tanrıçası Selene'nin büyük aşkı, iki varyasyonu bulunan efsaneye göre ya Karya'lı bir çoban ya da Elis prensi olan Endymion'dur. Selene, Latmos dağındaki bir mağarada uyurken görüp güzelliğine hayran kaldığı Endymion'u ilelebet o şekilde tutması için Zeus'a yalvarır, Zeus da bu isteği geri çevirmeyerek aynı zamanda oğlu olan Endymion'a ölümsüzlük ve ebedi gençlik bahşeder, onu sonsuz bir uykuya daldırır. Endymion'a ayrıca gözlerini kapatmadan uyuyabilme yetisi de bağışlanmıştır. Böylece her gece Selene, çobanı (veya prensi) uyuduğu mağarada ziyaret edip onun güzelliğini doya doya seyreder. Efsanenin Karya'lı çoban versiyonunda adı geçen Latmos dağı, bildiğimiz, Bafa gölünün hemen ardında yükselen Beşparmak dağlarıdır (Milas, Muğla). Gölün kıyısında ve dağın dibinde, bugün Kapıkırı köyüyle kaynaşmış bir harabe durumunda, Heraklia antik kenti bulunur. Heraklia'da, kentin güney sırtında, Helenistik dönemde tekrar inşa edilmiş bir Endymion mabedi vardır. Efsanenin Yunan versiyonunda, Endymion ölür, mezarı da Elis'tedir; Anadolu versiyonunda ise Beşparmak dağlarında inzivaya çekilir, bu nedenle de mezarının Elis'te olması mümkün değildir. Heraklia'nın Bizans döneminde bir manastır merkezi olmasında da belki Endymion'un orada inzivaya çekilmiş olduğuna inanılmasının bir payı vardır, zira Endymion Bizans döneminde mistik bir hristiyan azizi sayılmıştır. Pausanias'a göre, Selene ile Endymion'un Menai veya Menae (aylar) denen 50 kızı olur ki bunlar Olimpiyat oyunları arasındaki 50 aylık (4 yıllık) süreyi temsil ederler, fakat kaynaklarda kızlardan hiçbirinin adı belirtilmez.

Roma mitolojisi ay tanrıçası Luna

Selene, bazen bir atın yan eyerinde, bazen de kanatlı bir çift küheylanın çektiği bir at arabasında oturmuş bir kadın olarak tasvir edilir. Başında bir taç biçiminde takılmış veya yukarıya kaldırılmış harmanisinin bir parçası gibi gözüken, bir ay küresi veya hilal bulunur. Kimileri, Selene'nin öküz koştuğunu, başındaki hilalin de bu yüzden bir boğa boynuzunu andırdığını ileri sürerler. Selene'nin Zeus'tan olma en az iki kızı vardır: Pandia (veya Pandeia, "Dolunay") ve Herse (veya Ersa, "Çiy"). Bazı kaynaklar, pek kabul görmemekle birlikte, şu mitolojik figürleri de Selene'den doğma sayarlar: Zeus'tan olma su perisi Nemea ile canavar Nemea aslanı, Helios'tan olma 4 Horai (mevsimleri ve günün vakitlerini temsil eden tanrıçalar), Endymion'dan olma Narkissos. Selene'nin Roma mitolojisindeki karşılığı Luna'dır ("ay"). Yedi tepeli şehir Roma'nın Aventinus adlı tepesinde vaktiyle bir Luna tapınağı bulunduğu biliniyorsa da bu tapınak, İmparator Neron zamanında çıkan büyük yangında yok olmuş.

Kanatlı at Pegasos Kanatlı at Pegasos YunanMitolojisi.com
Özcan Türkmen tarafından gerçekleştirilmiştir.